şöyle bi düşündüm de on yedi yıllık yaşantımda sevgisini, benden çalmaktan ziyade bana bi şeyler katmak yönünde kullanmış tek erkeğin babam olduğunu farkettim.
babam bana sıcak güneşin altında bıkmadan usanmadan yüzmeyi öğretmeye çalıştı. önce simitle, sonra kolluklarla, sonra desteksiz belimden tutarak, sonra dalmayı, sonra kulaç atmayı falan. şimdi denizde hayatta boğulmam.
babam bana bisiklete binmeyi öğretti. önce kırmızı bisikletimle dört tekerlekli, anasınıfında üç tekerlekli, sonra mor bisikletimle iki tekerlekli. çok düştüm o bisikletten, çok badireler atlattım. dizime fren bile girdi. hala izi durur. şimdi hayvan gibi de sürüyorum bisikleti.
babam şimdi de bana araba kullanmasını öğretiyor.
"Sağa yanaş dur bakıyım. biraz nazik dur. içim dışıma çıktı."
"Kalk bakalım şimdi. kızım kalkarken bire takıcaksın vitesi unutma şunu artık."
"Tak geri vitese çık bakıyım şu rampayı. evet iki derste ehliyeti olan anneni sollamayı başardın burcu aferin. annene söyleme sakın."
Şimdi acil bi durumda ambulansı kullanabilirim. uçak konusunda hala tereddütlerim var.
Babam şimdi odamı kendim boyamam konusunda beni destekliyor. hem mobilyalarımı hem odamı boyucam. işim çok zor efendim. ama bomboş oturduğum bu günlerde beynimi meşgul edeceğini düşündüğüm çok önemli bir hadise benim için.
Yeni bi insanı tanımak bana zor geldiği için eskileri hep hayatımda tutmaya çalışıyorum gibi geliyor bana. o insanla ömrümün dolduğunu görmezden geliyorum sanki. can'la barışmak istemesem de onun hayatımdan çıktığını düşünmüyorum mesela. eninde sonunda yeniden görüşücez diyorum. nereye görüşüyosun sen ya? niye görüşüyosun ayrıca? sanki böyle şey gibi oluyo. hani uzaktaki kuzeninle msn listende ekli olsa bile konuşmazsın ama hayatından da çıkarmazsın ya sonuçta; onun gibi bişey. sanki can benim ailemden biriymiş gibi. ona ihtiyacım yok. ihtiyacım olsa "gel" derim. ama ben "git" de demiyorum. hayatımda durmasına izin veriyorum. belki de ona hayatımın adamı demediğim içindir. bazı insanlara "git" demeyi, hayatımda öylece durmalarına tercih ediyorum. çünkü onların hiçbir şey yapmaması, beni bırakıp gitmelerinden daha çok yoruyor beni.
"yüzünden başlasam gitmeye uzaklara. duymasam kimseyi.
sonu olmasa ummadık rüyalarda eksilse yok olsa bile değer."
ah harun.
seda'yla bana bi bilog açmaya karar verdik.
"burcu bilgisayar öğrenirkene".
ahsdjhjhdjdhk.
Şaka değil. devir teknoloji devri. bilmek lazım gelir herbişeyi. fotoşopu bile kurmakta darlandım azizim. teknoloji özürlülüğüm var da hafiften. günü gününe ne yaptığımı yazıyım ki unutmayayım.
"ne kork benden ne anlatmamı iste. lütfen beni uyandırma."
lan harun!!